Eğitimci Yazar Hayri Bostan Köşe Yazısı: "Prof. Dr. Halis Ayhan Hocamızı Rahmetle ve Minnetle Anıyoruz
Eğitimci Yazar Hayri Bostan Köşe Yazısı: "Prof. Dr. Halis Ayhan Hocamızı Rahmetle ve Minnetle Anıyoruz
1978’de Bursa Yüksek İslam Enstitüsü’ne öğrenci olarak girdiğimizde Halis Ayhan hocamız olmuştu. Yüksek İslam Enstitüsünün müdürüydü. Eğitme Giriş, Felsefe gibi derslerimize gelmişti. Dersleri çok doyumsuz güzellikte geçerdi. Kendisinden çok değerli bilgiler edinmiştik. Bizler birinci sınıftayken aziz dostum Yusuf Sarıkaya da üçüncü sınıftaydı.
Hocalarımızın birçoğunun Yozgatlı olduğunu zamanla öğrenmiştik.

O yıllar Türkiye çok sorunlu günlerden geçiyordu. Her gün olaylar oluyor, cinayetler yaşanıyordu. Halis Ayhan’ın bence en önemli yönlerinden biri okulumuzu bu siyasi olaylardan uzak tutma gayretleriydi. Olaylara katıldıkları için dersten alınmak istenen öğrencilere sahip çıkıyor, onları kolay kolay teslim etmiyordu. Türkiye’de her kesim bu olaylardan çok yorulmuştu. İkamet ettiğimiz Emir Sultan’da miting gibi cenaze törenleri olurdu.
Bir gün sabah okula gittiğimizde okulun kapısının hiç tanımadığımız birileri tarafından tutulmuş olduğunu gördük. Hocalarımızı da öğrencileri de okula almıyorlardı. Süleyman Uludağ hocamıza da yakışıksız hakaretlerde bulunmuşlardı. Mehmet Korkmaz abimizle okula geldik, kapıyı tutan sakallı, iriyarı adama “hayırdır, ne oluyor burada” diye sorduğumuzda kapıyı bağladığı zinciri çözmüş ve üzerimize yürümüştü. Biz de hiç tartışmaya girmeden otobüse gitmiş ve İzmit’e ailemize dönmek üzere yola çıkmıştık. Setbaşı’nda bir grup öğrenci bazı adamların önünde koyun gibi sürülerek yürüdüklerini görmüştük. Biz o gruba hiç katılmadık ve otogara giderek İzmit’e dönmüştük.
Arkadaşım Nurettin Zayim’le bir el arabası satın almıştık. Üzerine mısır kebap, kestane kebap yapacak düzenekler yerleştirmiş, daha çok Setbaşı Köprüsü’nün başındaki kahvehanenin önünde satış yapıyorduk.
Bir gün Yeşil Camii’nin duvarı dibinde kestane kebap yaparken Halis Ayhan Hocamız camiden çıktı, yanımıza geldi. Yaptığımız işi çok beğendi ve “sizin bu yaptığınız bir sanat çocuklar” demişti.
12 Eylül 80 darbesi olduğunda bizler ikinci sınıftaydık. Birçokları gibi o da bu darbeye sevinmişti sanırım. Çünkü insanlar bu tür olaylardan, nümayişlerden çok yorulmuşlardı. Darbe olunca olaylar adeta bıçak gibi kesilmişti.
Okul bitti, İstanbul Sarıyer’de öğretmenliğe başladım.
Bir ara Arapçadan masallar çevirerek Ünlem Yayınları’ndan yayımlamıştım. Bu kitaplardan imzalayarak kendisine hediye etmiştim. Ufak da olsa çalışmaları takdir eder, insanı daha fazlasını yapması için yüreklendirirdi.
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde hocalığı ve daha sonra Yüksek Öğrenim Kurumu üyeliği zamanlarında zaman zaman kendisiyle karşılaşır, o doyumsuz sohbetlerini zevkle dinlerdik.
Zaman zaman kendi çapımızda tatile gittiğimiz Armutlu’nun Fıstıklı Köyü’nde yazlık bir ev yaptırmıştı. Bizim tatil yaptığımız pansiyonlar da oraya yakındı. Hatta ilk çadır tatili yaptığımız arsaya oğlu Av. Namık Ayhan Çiçek Evleri adıyla pansiyonlar inşa etmişti. Sabah yürüyüşlerimizde oralara kadar uzanır, hocamıza belki rastlarız umuduyla dolaşırdık oralarda.
Biz hocamızı çok seviyorduk. Sadece onu değil, Hüseyin Algül, Yunus Vehbi Yavuz, Hayati Hökelekli, Mustafa Öcal, Mahmut Kanık, Erol Ayyıldız, Osman Çetin, Süleyman Uludağ, Mustafa Kara, İbrahim Çelik, Ahmet Lütfi Kazancı, Akif Köten, Mikail Bayram, Mahmut Denizkuşları, Halil Hayıt, Osman Aşçıoğlu, Taner Şenay, Hamdi Döndüren, Ahmet Saim Kılavuz, Hayrettin Tınmaz gibi birbirinden değerli hocalarımız vardı. Allah hepsinden razı olsun. Vefat edenlere rahmetler diliyorum. Hayatta olanlara sağlık ve afiyetler diliyorum.
Prof. Dr. Halis Ayhan hocamızı uzaktan hep takip eder, kendisiyle gurur duyardık. Yüksek Öğretim Kurulu Üyesi olduktan sonra daha da üzerine çekmişti dikkatleri. Çok güzel çalışmalara imza attı. İslam Ansiklopedisi’nde de görev yaptı… Hiç boş durmadı. Hep çalıştı.
Hastalığı sürecinde değerli arkadaşım Prof. Dr. Salih Pay’ın sayesinde kendisini Ataşehir’deki evinde ziyaret etmek de nasip oldu. O hasta haliyle bize orada da çok güzel bir ders yaptı.
Allah rahmet eylesin. Güzel çalışmaları kendisi için “sadakai cariye” olsun. Mekânı cennet olsun.
HAYRİ BOSTAN
Etiketler
Yorumlar (1)
1982 de Marmara ilahiyat fakültesine başladığım yıllarda çok güzel hocalarımız oldu. Ama hocamın derslerini seçme imkanım hiç olmadı. Aşağıdaki linkte isimleri geçen pek çok kıymetli hocalarımız oldu. Merhum olanlar o kadar çok ki hepsine Allah rahmet eylesin.
https://ilahiyat.marmara.edu.tr/akademik/emekli-ogretim-elemanlari
İlgili Haberler
Şair Yazar Mustafa Söğüt Köşe Yazısı: "Kalpleri Kırmak Değil, Kalpleri İhya Etmek Gerekir"
17 saat önce
Araştırmacı Yazar Halide Halid Köşe Yazısı: "İki Gülücük Arasında Kaybolan Sözler"
17 saat önce
Gazeteci Yazar Yusuf Gül Köşe Yazısı: Kadim Tapınakların Sessiz Dili
1 gün önce
Tarihçi Yazar Ekrem Şama Köşe Yazısı: Çek Ettikçe Şek Ediyoruz
1 gün önce
Şair Yazar Beyza Aygün Köşe Yazısı: "Zamanın Bizden Götürdükleri"
3 gün önce
