Gazeteci Yazar Yusuf Gül Yazdı: "KEMAL KILIÇDAROĞLU NEREYE KOŞUYOR?"
Gazeteci Yazar Yusuf Gül Yazdı: "KEMAL KILIÇDAROĞLU NEREYE KOŞUYOR?"
Türk siyaseti, aktörlerinin kolay kolay sahneden çekilmediği, "jübile" kavramına yabancı bir kulvar. Bugün CHP içinde yaşanan dalgalanmaları ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun bitmek bilmeyen hamlelerini izlerken, toplumun büyük bir kesimi aynı soruyu soruyor: Bu ısrarın, bu geri dönme ya da gitmeme çabasının arkasında ne var?
Kamuoyunda sıkça dile getirilen "Bir yerlerden talimat mı alınıyor?" ya da "Gizli bir ortaklık mı var?" gibi spekülasyonlar, aslında tabandaki derin hayal kırıklığının ve anlamlandırma çabasının bir yansıması. Ancak Ankara kulislerinin ve siyaset psikolojisinin gerçekleri bize daha farklı bir tablo fısıldıyor. Karşımızda dışarıdan emir alan bir figürden ziyade, kendi siyasi mirasını kurtarmaya çalışan ve "tarihe mağlup lider" olarak geçmeyi reddeden bir aktörün bireysel mücadelesi var.
BÜYÜK RESİM: GİZLİ AJANDALAR MI, KİŞİSEL İNAT MI?
Kılıçdaroğlu’nun bugünkü hamlelerini iktidardan alınmış bir bakanlık sözüne ya da uluslararası projelerin alt başlıklarına bağlamak, siyasetin kendi iç dinamiklerini ıskalamak anlamına gelir. Gerçekçi olmak gerekirse, ne rakip partilerin ona bir koltuk borcu var ne de rasyonel siyasetin içinde böyle bir formülün karşılığı mevcut.
Asıl mesele çok daha insani ve bir o kadar da siyasi: Hafızayı yeniden yazma arzusu.
Yenilgiyi Kabul Edememek: Yıllarca "helalleşme", "adalet yürüyüşü" ve "geniş tabanlı ittifak" gibi iddialı projelerle partiyi dönüştürdüğünü savunan bir lider, kariyerinin finalini "tarihin en kritik seçimini kaybeden adam" olarak yapmak istemiyor.
"Ben Haklıydım" Çabası: Bugün partinin mevcut yönetimine ve yeni kadrolarına karşı yürütülen alttan alta muhalefet, aslında "Benden sonra işler daha iyiye gitmiyor, benim stratejim doğruydu" mesajını topluma ve delegeye kabul ettirme hırsıdır.
SON HEDEF NE OLABİLİR?
Eğer ortada bir hedef varsa, bu hedef artık bir "başbakanlık" ya da "cumhurbaşkanlığı" değil. Kemal Kılıçdaroğlu’nun son hedefi, CHP’nin geleceğinde bir "gölge oyun kurucu" veya "akil adam" olarak kalabilmektir. Partinin anahtarlarını tamamen yeni nesle teslim etmek yerine, içerideki delege gücünü elinde tutarak "Ben istemeden bu partide yaprak kımıldamaz" imajını korumaktır.
Ancak bu durum, değişim isteyen, yüzünü geleceğe dönmüş ve artık eski tartışmalardan yorulmuş seçmende ciddi bir enerji kaybına yol açıyor. Siyaset, geçmişin hesaplaşmalarıyla geleceği inşa edemez.
Netice itibarıyla; ortada gizli bir emir-komuta zinciri aramak yerine, koltuğu ve gücü bırakmanın yarattığı o büyük boşluğu ve tarihe "kazanan" olarak geçme inadını görmek gerekiyor. Fakat tarih, fırtınayı devam ettirenleri değil, fırtınadan gemiyi sağ salim çıkaran yeni kaptanları yazacaktır.
YUSUF GÜL
GAZETECİ ŞAİR YAZAR
AVRASYANIN SESİ TARAFSIZ HABER SİTESİ HATAY İL SORUMLUSU
Etiketler
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
İlgili Haberler
Şair Yazar Elvin Mütaliboğlu Köşe Yazısı: "Edebiyat Siyaset Değildir"
22 saat önce
Eğitimci Yazar Hayri Bostan: "Güneydoğu Seyahati"
22 saat önce
Ahmet Bilgehan Arıkan ile Satır Arası: "Hız Çağında Bir Mola"
22 saat önce
Tarihçi Yazar Ekrem Şama Köşe Yazısı: "NATO Notları"
23 saat önce
Gazeteci Yazar Yusuf Gül Yazdı: "SORULAR KARŞISINDA SİYASETİN İMTİHANI"
3 gün önce
