Avrasyanın Sesi - Tarafsız Okuma
Reklam

Gazeteci Yazar Yusuf Gül Köşe Yazısı: "TÜRKİYE'NİN KAYBOLAN GÜNDEMİ: SİYASİ TARTIŞMALARIN GÖLGESİNDE EKONOMİK GERÇEKLER"

Gazeteci Yazar Yusuf Gül Köşe Yazısı: "TÜRKİYE'NİN KAYBOLAN GÜNDEMİ: SİYASİ TARTIŞMALARIN GÖLGESİNDE EKONOMİK GERÇEKLER"

| | 5 dakika okuma | 48 görüntülenme
Gazeteci Yazar Yusuf Gül Köşe Yazısı: "TÜRKİYE'NİN KAYBOLAN GÜNDEMİ: 
SİYASİ TARTIŞMALARIN GÖLGESİNDE EKONOMİK GERÇEKLER"
Paylaş:

Bir ülkenin gündemi, o ülkenin geleceğini belirler. Gündem ne kadar yapaylaşırsa sorunlar o kadar büyür, çözümler ise o kadar gecikir.

Türkiye son yıllarda tam da böyle bir süreç yaşamaktadır. Televizyon ekranları, sosyal medya mecraları ve siyaset koridorları sürekli değişen tartışmalarla meşgul edilirken ekonomik gerçekler toplumun omuzlarına her geçen gün daha ağır yükler bindirmektedir.

Bugün Türkiye'de temel mesele, hangi siyasi partinin kendi içindeki hesaplaşmayı nasıl sonuçlandıracağı değildir. Asıl mesele; dar gelirlinin geçim mücadelesi, emeklinin alım gücü, gençlerin gelecek kaygısı, üreticinin maliyet baskısı ve ülkenin sürdürülebilir ekonomik büyüme kapasitesidir.

Ancak ne yazık ki kamuoyu çoğu zaman ekonomik göstergeler yerine siyasi magazinle meşgul edilmektedir.

EKONOMİK KRİZLERİN EN TEHLİKELİSİ: NORMALLEŞTİRİLMİŞ KRİZ

Ekonomi literatüründe bazı krizler ani patlak verir, bazıları ise yavaş ilerler. Yavaş ilerleyen krizlerin en büyük tehlikesi toplum tarafından zamanla normal kabul edilmeye başlanmalarıdır.

Bugün vatandaş her gün değişen etiket fiyatlarını sıradan karşılamaktadır.

Her ay yükselen kiralar artık haber değeri taşımamaktadır.

Gençlerin iş bulamaması olağan kabul edilmektedir.

Emeklilerin geçinememesi sıradanlaşmıştır.

Oysa ekonomik açıdan bakıldığında bunların hiçbiri normal değildir.

Bir ülkede vatandaş gelirini koruyamıyorsa, tasarruf yapamıyorsa, geleceğini planlayamıyorsa ve sürekli borçlanarak yaşamaya çalışıyorsa burada yapısal bir sorun bulunmaktadır.

ENFLASYON SADECE EKONOMİK DEĞİL SOSYOLOJİK BİR SORUNDUR

Enflasyon yalnızca fiyat artışı değildir.

Enflasyon aynı zamanda toplumun psikolojisini bozan bir süreçtir.

Paranın değerini kaybettiği ortamda vatandaş uzun vadeli plan yapamaz.

Yatırımcı risk almak istemez.

Üretici maliyet hesabı yapamaz.

Çalışan emeğinin karşılığını koruyamaz.

Sonuç olarak ekonomi güven duygusunu kaybeder.

Ekonomik büyümenin temel şartı sermaye değildir; güvendir.

Güvenin zedelendiği yerde yatırım da üretim de sürdürülebilir kalkınma da zayıflar.

YÜKSEK FAİZ DÜŞÜK REFAH ÇIKMAZI

Türkiye uzun süredir yüksek enflasyon ve yüksek faiz ikilemi arasında sıkışmış durumdadır.

Faiz artırımları kısa vadede fiyat istikrarını destekleyebilir. Ancak yüksek faiz ortamının uzun süre devam etmesi üretim ekonomisi üzerinde ciddi baskılar oluşturmaktadır.

Sanayici yatırım kararlarını ertelemekte, küçük işletmeler krediye erişmekte zorlanmakta, çiftçi finansman maliyetleri altında ezilmektedir.

Bu durum ekonomiyi üretimden çok finansal araçlara bağımlı hale getirme riski taşımaktadır.

Bir ülkenin gerçek zenginliği faiz gelirleriyle değil, katma değer üreten fabrikalarıyla, teknoloji şirketleriyle, bilim insanlarıyla ve üreticileriyle ölçülür.

GENÇ NÜFUS AVANTAJDAN SORUNA DÖNÜŞEBİLİR

Türkiye'nin en büyük stratejik gücü genç nüfusudur.

Ancak yanlış ekonomi politikaları ve yetersiz istihdam olanakları bu avantajı ciddi bir riske dönüştürebilir.

Üniversite mezunu gençlerin önemli bir bölümü eğitim aldıkları alanlarda iş bulamamaktadır.

Bir kısmı düşük ücretli işlerde çalışmakta, bir kısmı ise yurt dışında fırsat aramaktadır.

Beyin göçü yalnızca bireysel bir tercih değildir.

Beyin göçü aynı zamanda ülkenin eğitim için yaptığı yatırımın başka ekonomilere transfer edilmesi anlamına gelir.

Bu durum uzun vadede ekonomik rekabet gücünü azaltır.

TARIMDAKİ GERİLEME MİLLİ GÜVENLİK SORUNUDUR

Tarım artık yalnızca ekonomik bir faaliyet değildir.

Gıda güvenliği, enerji güvenliği kadar stratejik hale gelmiştir.

Artan üretim maliyetleri nedeniyle çiftçinin üretimden uzaklaşması, tarımsal verimliliğin düşmesi ve kırsal nüfusun azalması uzun vadede ciddi sonuçlar doğurabilir.

Gıda ithalatına bağımlı hale gelen ülkeler ekonomik dalgalanmalara karşı daha kırılgan hale gelirler.

Bu nedenle tarım politikaları günlük siyasi tartışmaların ötesinde, uzun vadeli bir devlet politikası olarak ele alınmalıdır.

GÜNDEM YÖNETİMİ VE DEMOKRATİK SORUMLULUK

Modern siyaset bilimi açısından bakıldığında iktidarlar kadar muhalefetler de gündem oluşturur.

Ancak demokratik sistemlerde gündem yönetiminin temel amacı toplumu bilgilendirmek olmalıdır; dikkat dağıtmak değil.

Ekonomik sorunların yoğunlaştığı dönemlerde siyasi polemiklerin ön plana çıkması toplumda şu soruyu doğurmaktadır:

"Ülkenin gerçek sorunları mı konuşuluyor, yoksa konuşulması istenen konular mı?"

Bu soru yalnızca iktidar için değil, muhalefet için de geçerlidir.

Çünkü demokrasilerde siyaset kurumunun temel görevi kriz üretmek değil, çözüm üretmektir.

SONUÇ: TÜRKİYE'NİN İHTİYACI GÜNDEM DEĞİŞİKLİĞİ DEĞİL, YÖN DEĞİŞİKLİĞİDİR

Türkiye'nin önündeki temel sorun siyasi aktörlerin birbirleriyle olan mücadeleleri değildir.

Temel sorun; üretim kapasitesinin artırılması, gelir dağılımının iyileştirilmesi, hukuki öngörülebilirliğin güçlendirilmesi, gençlerin umutlarının yeniden inşa edilmesi ve ekonomik güven ortamının tesis edilmesidir.

Siyasi tartışmalar gelir geçer.

Partiler yükselir ve düşer.

Liderler değişir.

Ancak ekonomik gerçekler değişmez.

Bir ülkenin gücü televizyon ekranlarında yapılan tartışmalarla değil; fabrikalarında üretilen ürünlerle, tarlalarında yetişen mahsulle, gençlerine sunduğu fırsatlarla ve vatandaşına sağladığı refahla ölçülür.

Türkiye'nin bugün ihtiyaç duyduğu şey yeni bir tartışma değil; yeni bir kalkınma perspektifidir.

Avrasya'nın Sesi Haber Sitesi

HATAY İL TEMSİLCİSİ

GAZETEGÜL ŞAİR YAZAR

YUSUF GÜL

Yorumlar (0)

Yorum Yap

Yorumunuz onay sonrası yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

İlgili Haberler

avrasyaninsesi.com, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Çerez kullanımına ilişkin detaylı bilgiye Çerez Politikası sayfamızdan ulaşabilirsiniz. Devam ederek çerez kullanımını kabul etmiş sayılırsınız.

Detay