Haber Ara

GDPR Uyumluluğu

Web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezler kullanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz, Gizlilik Politikası, ve KVKK.

TV Sunucusu, Gazeteci Nesrin İçli ile Röportajımız

    Sayın İÇLİ, sizi kısaca tanıyabilir miyiz? Medya yolculuğunuz nasıl başladı?

     İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunuyum ve Sorbonne MBA yaptım. Akademiyle başlayan yolculuğum, iletişim ve anlatma tutkum sayesinde medyaya evrildi. Spikerlik ve kamera önü eğitimleriyle bu alanda kendimi geliştirdim. Yazarlık ve gazetecilik deneyimlerimin ardından televizyon programcılığına geçtim ve bugün hem ekran önünde hem de yazılı basında aktif olarak üretmeye devam ediyorum.



      İlk yayına çıktığınız günü hatırlıyor musunuz? Neler hissetmiştiniz?

     Evet. Heyecan ve aynı zamanda büyük bir sorumluluk hissi vardı. Kamera karşısında olmak, izleyiciyle bir bağ kurmak demek. İlk anın heyecanı, kısa sürede yerini odaklanmaya ve işimi en iyi şekilde yapma isteğine bıraktı.



     Kariyerinizle ilgili  unutamadığınız bir anınızı paylaşır mısınız?

     Farklı ülkelerden diplomatlarla yaptığım röportajlar benim için çok kıymetli. Özellikle kültürler arası diyaloğa katkı sağladığımı hissettiğim anlar, mesleğimin anlamını derinleştiriyor. Bir röportaj sonrası aldığım “Kendimi çok doğru ifade edebildim” geri bildirimi benim için unutulmazdır. Bu arada, enteresan bir anım aklıma geldi : Cnbc-e TV'de yayınlanan Diplomasi Dünyası programıma Türkiye Ermenileri Patriği II. Sahak Maşalyan katılmıştı. Aynı günün sabahı Fener Rum Patriği Bartholomeos I ile, "Dinler Arası Diyalog Konferansı" vesilesiyle bir araya gelmiştik. Ve Patrik Bartholomeos, II. Sahak Maşalyan'a selam göndemişti. Selamı ilettiğim zaman, Sayın Maşalyan "Nesrin Hanım, aynı gün içinde iki Patriği görmek herkese nasip olmaz. Size şans getirsin, bir piyango bileti alın" dedi ! Çok gülmüştük...





      Bugün geldiğiniz noktayı nasıl tanımlarsınız, sizi farklı kılan nedir?

     Bugün kendimi çok yönlü bir iletişimci olarak tanımlıyorum. Akademik altyapım, uluslararası vizyonum ve medya deneyimim birleşerek bana özgün bir bakış açısı kazandırdı. Sadece soru sormak değil, doğru soruyu doğru zamanda sorabilmek, verilen cevap doğrultusunda söyleşiye farklı bir boyut kazandırmak beni farklı kılan unsurlardan biri.



    TV sunuculuğu ve gazetecilikte benimsediğiniz temel değerler nelerdir?

     Tarafsızlık, doğruluk, etik ve saygı benim için vazgeçilmezdir. Her konuğa ve her görüşe eşit mesafede yaklaşmak, izleyiciye doğru ve dengeli bilgi sunmak en temel ilkemdir.



      Çalışma disiplininizi ve motivasyonunuzu nasıl koruyorsunuz?

     Disiplinli bir hazırlık süreci benim için çok önemli. Her röportaj öncesi detaylı araştırma yaparım. Öğrenme isteğim ve yaptığım işin insanlara katkı sağladığını bilmek, insanların farkındalığını yükseltmek beni besliyor ve motive ediyor.



      Tarafsızlık ilkesini korumak günümüzde sizce ne kadar mümkün?

     Zor ama imkansız değil. Bilgiye erişimin bu kadar hızlı olduğu bir çağda, gazetecinin süzgeci çok daha önemli hale geldi. Bilinçli ve etik bir duruşla tarafsızlık korunabilir.



      Medyanın toplum üzerindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

     Medya, toplumun hem aynası hem de yönlendiricisidir. Algı oluşturma gücü çok yüksek. Bu nedenle sorumluluğu da aynı ölçüde büyük.



    Medyada etik kavramı sizce yeterince önemseniyor mu?

     Ne yazık ki her zaman yeterince önemsenmiyor. Ancak bu konuda farkındalık giderek artıyor. Etik, medyanın güvenilirliği için olmazsa olmazdır.



    Bu yoğun tempoda kendinize vakit ayırabiliyor musunuz?

     Günlerim genelde yoğun geçiyor; çekimler, yazılar ve hazırlıklarla dolu. Ancak kendime zaman ayırmaya özen gösteriyorum. Bu denge üretkenliğimi artırıyor. Sanatsal etkinlikleri takip ediyorum ve seyahat ediyorum.



       Kamera kapandıktan sonra nasıl birisiniz, ekran dışındaki halinizi anlatır mısınız?

      Anı yaşamayı seviyorum ve pozitif bir bakış açısına sahibim. Gördüğüm manzaranın, dinlediğim müziğin ve içtiğim içeceğin keyfine varmaya çalışırım. Okumayı, yazmayı ve seyahat etmeyi çok severim.



  Haber sunarken ya da röportaj yaparken sizi en çok heyecanlandıran şey nedir?

     Gerçek bir hikayeye dokunmak ve o hikayeyi doğru şekilde izleyiciye aktarmak. Samimi bir an yakaladığımda mesleğimin en heyecan verici kısmını yaşıyorum.

 

      “İyi ki bu işi yapıyorum” dediğiniz anlar oldu mu?

      Evet, birçok kez. Özellikle yaptığım bir röportajın ilham verdiğini duyduğumda “İyi ki bu işi yapıyorum ” diyorum.



     Size ilham veren bir gazeteci ya da sunucu var mı?

     Farklı disiplinlerden ve ülkelerden birçok isimden ilham alıyorum. Özellikle derinlikli soru sorabilen ve araştırmacı kimliği güçlü gazeteciler benim için çok kıymetli. Christiane Amanpour gibi TV Sunucusu ve gazetecilerden ilham alıyorum.



      Türkiye’de gazeteciliğin en büyük sorunu sizce nedir?

      Güven sorunu ve hızlı tüketilen bilgi akışı. Derinlikli haberciliğe daha fazla alan açılması gerektiğini düşünüyorum.



       Genç gazeteci ve sunuculara en önemli tavsiyeniz ne olur?

      Çok okusunlar, çok araştırsınlar ve sabırlı olsunlar. Kendilerine özgü bir tarz geliştirmeleri en önemli farkı yaratacaktır.

 

      Önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığınız projeler var mı?

      Uluslararası içeriklere daha fazla odaklanmak istiyorum. Dijital platformlarda da daha aktif olmayı planlıyorum.



       Okuyucularımıza ve sizi takip eden kitlenize vermek istediğiniz ana mesaj nedir?

       Araştırmayı ve öğrenmeyi bırakmasınlar. Doğru bilgiye ulaşmak için sorgulamak her zamankinden daha önemli.

     Sayın Nesrin İçli Hanım, bizimle röportaj yaptığınız, sorularımıza içtenlikle cevap verdiğiniz için teşekkür ederiz.



 

 

Haber Görseli

Yorumlar (0)

  1. Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen giriş yapın veya üye olun.
Reklam