Avrasyanın Sesi - Tarafsız Okuma
Reklam
Gündem Son Dakika Son Dakika Manşet

Vahdettin’in 1922’de İngiliz Komutanına Yazdığı Mektup Gündemde

Vahdettin’in 1922’de İngiliz Komutanına Yazdığı Mektup Gündemde

D
DevasaMedia
| | 3 dakika okuma | 94 görüntülenme
Vahdettin’in 1922’de İngiliz Komutanına Yazdığı Mektup Gündemde
Reklam
Paylaş:

Osmanlı’nın son padişahı Sultan Mehmed Vahdettin’in, 16 Kasım 1922 tarihinde İstanbul’daki işgal kuvvetleri komutanına yazdığı mektup, tarih tartışmalarında yeniden gündeme geldi.

Osmanlı İmparatorluğu’nun son padişahı Sultan Mehmed Vahdettin’in, İstanbul’un işgal altında olduğu dönemde İngiliz işgal kuvvetleri komutanı General Sir Charles Harington’a hitaben yazdığı mektup, tarihçiler arasında tartışılmaya devam ediyor.

Vahdettin’in 1922’de İngiliz Komutanına Yazdığı Mektup Gündemde

16 Kasım 1922 tarihli mektupta Vahdettin, İstanbul’da hayatının tehlikede olduğunu belirterek İngiliz hükümetine sığınma talebinde bulunduğunu ifade ediyor. Mektupta ayrıca, mümkün olan en kısa sürede İstanbul’dan başka bir yere nakledilmek istediği yer alıyor.

Söz konusu metnin İngilizce hali şu şekilde:

“To His Excellency General Sir Charles Harington, Commander-in-Chief of the Allied Forces of Occupation in Constantinople,

Sir,

As my life is in danger in Constantinople, I seek refuge with the British Government and request that I be transferred as soon as possible from Constantinople to another place.

November 16, 1922

Mehmed Vahideddin

Caliph of the Muslims”

Tarihçiler, bu mektubun içeriği ve anlamı konusunda farklı görüşler dile getiriyor. Bazı yorumlara göre bu ifade açık bir “sığınma talebi” olarak değerlendirilirken, bazı tarihçiler ise dönemin şartları içinde bunun bir “güvenli ayrılma talebi” olarak görülmesi gerektiğini savunuyor.

Vahdettin, bu mektubun ardından 17 Kasım 1922’de İngilizlere ait bir savaş gemisiyle İstanbul’dan ayrılarak Malta üzerinden sürgün hayatına başlamıştı.

Bu durum, kamuoyunda farklı şekillerde değerlendirilmektedir. Bir kesim, bu mektubu devletin fiilen teslimi ve pasif bir tutum olarak yorumlarken; diğer kesim ise dönemin ağır işgal şartları ve siyasi baskıları içerisinde alınmış zorunlu bir karar olduğunu savunmaktadır.

Ancak şu soru hâlâ önemini korumaktadır:

Eğer Anadolu’da bir direniş başlatılmasaydı, Osmanlı Devleti yeniden ayağa kalkabilir miydi? Hayır kalkmazdı. Bunu Osmanlı torunuyum diyen kişiler iyice bilsin kalkmazdı kalkamazdı hala son padişahı nasıl savunuyorlar adam resmen teslim etti ya devleti ülkeyi.

Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde başlatılan Milli Mücadele, bu soruya verilen en net cevaplardan biri olarak görülmektedir. Zira o dönem Anadolu’da başlatılan direniş, sadece askeri bir mücadele değil, aynı zamanda bağımsızlık iradesinin ortaya konulmasıydı.

Bugün gelinen noktada, tarihsel olayları değerlendirirken duygular kadar gerçekleri de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Eleştiriler yapılabilir, farklı görüşler dile getirilebilir; ancak bu süreçte kullanılan dilin sağduyulu ve yapıcı olması, toplumsal birlik açısından büyük önem taşımaktadır.

Ömer Murat ŞEN

Yazar, Sanat Yönetmeni, Avrasyanın Sesi Haber sitesi Ankara İl Temsilcisi

Etiketler

D

Bu haberi yazan

DevasaMedia

Admin

İlgili Haberler

avrasyaninsesi.com, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Çerez kullanımına ilişkin detaylı bilgiye Çerez Politikası sayfamızdan ulaşabilirsiniz. Devam ederek çerez kullanımını kabul etmiş sayılırsınız.

Detay