SOKAKLAR DOLUSU KUDURGAN, NEREDESİN YAĞLI URGAN?
SOKAKLAR DOLUSU KUDURGAN, NEREDESİN YAĞLI URGAN?
Ömer Murat Şen
Eskiden ayda yılda bir gelirdi bu tür haberler. Şimdi ise sapıklar, zorbalar, mafyatik çeteler, uyuşturucu pazarlayıcıları, saldırganlar, holiganlar, kudurganlar her gün her tarafta…
Artık okullarımıza da el atmışlar.
Gün geçmiyor ki toplumu ayağa kaldıran cinayet, cinsel şiddet, çocuk tecavüzleri, aile faciaları, cinnet sahneleri gündemimizi işgal ediyor.
Yetkililer ise her olaydan sonra bildik söylemlere sarılmaktan başka pek işe yarar bir tedbir konuşmuyorlar:
“Yeni güvenlik birimleri kurulacak!”
“Okulların çevresinde bilmem kaç kademeli güvenlik barajları oluşturulacak!”
“Sokakları güvenli hale getireceğiz!”
“Cek-cak, ceğiz, cağız!”
Asıl; toplum neden bu hale geldi, bu sapıklar nasıl yetişti, nasıl suçlu üretir hale geldik, bu durumu nasıl düzeltiriz, gibi konular pek konuşulmuyor, kimse üzerine kabahat almıyor.
Bunlara demek lazım ki; siz her ferdin başına bir güvenlik görevlisi tayin etseniz bile bu suçları ortadan kaldıramazsınız. Çare olarak; yetiştirilen her ferdin kalbine ahlak ve maneviyat tedbirleri ile “Allah korkusu” yerleştirmedikçe iş daha da kötüleşecektir. Bir yandan bu yollara yönelirken diğer yandan da ceza kanunlarına el atıp “caydırıcı” cezalar getirmelisiniz.
Büyük bir yanlış uygulama ile yürürlükten kaldırılmış olan “yağlı urgan” olarak sembolleştirdiğimiz “idam” cezasını bir an önce geri getirip yerli yerine yerleştirin.
Mesela sapık biri, onlarca masuma tecavüz ettikten sonra hepsini öldürmüş, sonunda yakayı ele vermiş. Siz ne yapıyorsunuz, bunu tecavüz edip öldürdüğünüz kişi sayısı kadar ağırlaştırılmış müebbet’e, ya da 24’er yıl hapis cezasına çarptırıyorsunuz. 10 masumu öldürmüşse 240 yıl hapis cezası. Gülünç bir durum değil mi sizce? Farzı muhal o kadar sene yaşasa bunu hapiste besleyeceksiniz, sağlık hizmetlerini yerine getireceksiniz. Öldürdükleri masumlar dahil, milletin verdiği vergileri bu sapık hiçin harcayacaksınız. Arada sırada da bir genel af türü bir uygulama ile toplumun içine salıvereceksiniz. Kim bilir bir punduna getirip komşu bir devlete başkan bile yapabilirsiniz.
Bu sapıkları, saldırganları, kudurganları yağlı urgan uygulaması ile caydırarak minimize etmek mümkündür. Her ferdin başına bir güvenlikçi dikecek dereceye kadar vardırılan tedbirleri dile getiren yetkililer, neden bu “idam” konusunu ağızlarına almıyorlar?
Hatırlıyoruz, büyük bir sapıklık olayı ile millet ayağa kalkmıştı. O günlerde belki de Milletin yanan yüreğine su serpmek gayesi ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “İdam cezasını geri getirme konusu önüme getirilirse, ben de imzalarım” demişti. Olay soğuduktan sonra ne böyle bir çalışma olmuş, ne de Cumhurbaşkanı’na imzaya sunulmuştu. Acı acı da gülümsüyoruz. Sanki Cumhurbaşkanı’nın talimatı dışında böyle bir çalışma yapılabilirmiş gibi.
İdam mağdurların ve mağdur yakınlarının bir nevi intikamıdır. İdam bir nevi kısastır. İdam başlı başına bir caydırıcı cezadır. İnsancıl olunacak konularda insancıl olunsun, merhamet olunsun lakin idamı hak edene de idam cezası verilsin. Gerekirse Osmanlı’da bulunan “Sengi İbret” uygulamasının bir benzeri yürürlüğe konulsun ki, herkes ibret alsın. Sonu kanlı biten büyük saldırganlıkların ve kudurganlıkların önü mutlaka alınsın, bu tür tecavüz ve cinayetler asgariye indirilsin.
Avrupa’dan mı korkuyorsunuz, Amerika’dan mı korkuyorsunuz, Siyonist’ten mi korkuyorsunuz? Onlardan korkacağınıza Allah’tan korkun! Allah’ın emrettiği “idam” cezasını mutlaka kanunlarımızdaki yerli yerine oturtun!
Yoksa bahsettiğiniz tedbirlerle bu kudurganlığın önünü alamazsınız!
HARAM BATAKLIĞI
Mayalar vardı dizi dizi,
Nasıl bozuluyor, nasıl?
Haramlar yutuyor bizi,
Nesil bozuluyor, nesil!
Ekrem Şama
Etiketler
Bu haberi yazan
Ömer Murat Şen
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
İlgili Haberler
Gazeteci Yazar Yusuf Gül Yazısı: "Yapay Gündemler ve Ağırlaşan Hayat Pahalılığı"
1 gün önce
Araştırmacı Yazar Halide Halid Yazısı: "Kardeşliğin Eksik Kalan Köprüsü: Dil"
2 gün önce
Beyza Aygün Köşe Yazısı: "Geçip Gidenler ve Kalanlar"
4 gün önce
Eğitimci Yazar Hayri Bostan Köşe Yazısı: "Araba Bahane, Gezmek Şahane: Sıla-i Rahim"
5 gün önce
Sanat Yönetmeni, Yazar Ömer Murat Şen Köşe Yazısı: Türk İslam Ülküsünde Birlik Esastır
18 Temmuz 2026
