Haber Ara

GDPR Uyumluluğu

Web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezler kullanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz, Gizlilik Politikası, ve KVKK.

Eğitimci, Gazeteci, Şair, Araştırmacı - Yazar Yalçın Sevim Yazdı: Kelimelerin Limanı

İnsanoğlu, tarih boyunca hep bir "anlam" arayışının peşinden koştu. Ancak bugün, o arayışın yerini hızın ve tüketimin yorgunluğu almış durumda. Her sabah telefonlarımıza düşen bildirimler, dünyada olup bitenlerin ağırlığı ve sosyal medyanın o bitmek bilmeyen uğultusu bizi kuşatıyor. Fakat tüm bu karmaşanın ortasında, değişmeyen ve eskimeyen bir sığınak var: Kelimelerin o kadim ve şifalı dünyası.


Gündemin gürültüsü ne kadar artarsa artsın, edebiyat ve yazı her zaman güvenli bir liman olarak kalacak. Modern dünyanın sert dalgaları ruhumuzu hırpaladığında, bir kitabın kapağını açmak veya boş bir kağıda ilk cümleyi düşmek, fırtınanın ortasında sakin bir koya demir atmak gibidir. Çünkü kalem, sadece mürekkebi değil, ruhun derinliklerindeki o sessiz çığlığı da kağıda döker. Sözcükler, içimizde biriken ama bir türlü tarif edemediğimiz o karmaşık duygulara birer isim verir, onları somutlaştırır ve paylaşıldıkça hafifletir.


Bugün her şeyi anlık olarak takip etme, her olaydan haberdar olma hırsı bizi kendimizden uzaklaştırıyor. Sürekli dışarıya bakarken, içeriye dönmeyi unutuyoruz. Oysa belki de kurtuluşumuz, her şeyi takip etme hırsını bir kenara bırakıp, sadece "olduğumuz gibi" kalabildiğimiz o samimi anları çoğaltmaktır. Bir dostla yapılan uzun bir sohbetin sıcaklığı, bir şiir mısrasının kalpte bıraktığı o ince titreşim veya gece yarısı sessizliğinde tutulan bir günlük; bizi yeniden "biz" yapan asıl unsurlardır.


İçinde bulunduğumuz dönem bize "güncel" olanın her şey olduğunu dayatıyor. Hâlbuki bugün çok önemli görünen bir manşet, yarın rüzgarda savrulan bir kağıt parçasından farksız olacak. Sonuçta, dünya değişir, teknolojiler eskir, manşetler unutulur. Geriye sadece, bir insanın başka bir insanın kalbine bıraktığı o ince sızı ve kelimelerin zamana meydan okuyan gücü kalır. Yazmak ve okumak, aslında zamana karşı verilen en soylu mücadeledir. Kalıcılığın sırrı, ne kadar çok tıklandığımızda değil, bir insanın ruhuna ne kadar derin bir iz bıraktığımızda gizlidir. Kelimelerin o şifalı limanına sığındığımızda, gürültü çekilir ve geriye sadece hakikatin o berrak sesi kalır.


Yalçın Sevim

Yorumlar (0)

  1. Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen giriş yapın veya üye olun.
Reklam