Haber Ara

GDPR Uyumluluğu

Web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezler kullanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz, Gizlilik Politikası, ve KVKK.

Tiyatro Sanatçısı Kadir Çolak ile Röportajımız

      1)    Sizi Tanıyabilir miyiz? Kendinizden Kısaca Bahseder misiniz?

Balkan kökenli esnaf bir baba ile ev hanımı bir annenin 5 çocuğunun 4.sü olarak 1965 yılında dünyaya geldim. Ele avuca sığmayan, hiperaktif bir çocukluk yaşadım. İlk ve orta okulu sınıf birinciliği veya ikinciliği ile okudum ve okul 2. olarak mezun oldum. Daha ilk okulda iken müsamerelerde oynamaya başladım. Ortaokulda müsamere kolu başkanı oldum, piyes devrini kapatarak modern bir tiyatro anlayışı getirdim. Okul tiyatrosu kurarak, sürekli sahneye çıkmaya başladım. Babamın yoğun baskıları sonucu esnaflığa başladım. Başarılı olamadım lise yıllarımda. Tiyatroculuğa daha fazla önem verdim. Okuduğum okulda önemli gün ve haftaları organize ettim. Sanat hayatımda 46 yılımı tamamladım.

     2)  Tiyatroya ilk adım attığınız anı bizimle paylaşır mısınız? Sizi bu sanata yönlendiren ne oldu?

İlkokul 1. sınıftaydım, Küçük Ayşe Küçük Asker adlı müsamerede birçok öğrenci arkadaşımı denediler, yapamıyorlardı. Bende oturduğum yerde onları izliyordum. En sonunda dayanamadım, beni deneyin dedim ve ilk defa sahneye çıktım. İlk heyecanım ama tabi ki, bu bilinçsizce bir çocuğun eğlence amaçlı oynadığı bir oyundu. Ortaokulda ise Vatan Sağ Olsun adlı piyeste Milli Mücadele Kahramanı yaşlı bir köylüyü oynadım. O oyundan ve rolden çok etkilendim. Ama hala tiyatro oyunlarımızda alt yapım olmadan, ezberleyip sahneye çıktım. Lisede ise Adana Devlet Tiyatroları'nın müdavim izleyicisi oldum. Sonradan çok ünlü olan, birkaç oyuncu ile tanıştım. Onlardan tiyatro hakkında bilgiler aldım. 17 yaşında İstanbul'a giderek, tiyatronun duayeni rahmetli Enis Fosforoğlu ile tanıştım ve tiyatronun alt yapısını ögrenerek profesyonel oyunculuğa başladım. Profesyonel ve tanınmış oyuncularla ilk sahneye çıktığım oyun, bende iz bıraktı işte. O tarih benim sahnelere sevdalandığım tarih oldu.

     3) Sahneye çıkmadan önce yaşadığınız heyecanı nasıl tarif edersiniz? Bu duygu yıllar içinde değişti mi?

Sahneye ilk bilinçli olarak ilk çıktığımda dizlerim tutmaz hale gelirdi. Ya şaşırırsam ya unutursam diye ecel terleri döküyordum. Ancak zamanla korku gitti, heyecan tatlı bir heyecana dönüştü. Şuan heyecan sadece sahneye çıkma heyecanından ibaret oldu. Oyunlar benim için çok kolay oynanabilen bir duygu oldu. Yani kısacası heyecan yok ama sahneye çıkma heyecanı sanat yapma heyecanı her zaman var.

      4) Canlandırdığınız karakterlere hazırlanırken nasıl bir süreç izliyorsunuz?

Oyunları genellikle ben kendim yazıyor, kendim yönetiyorum. Dram veya komedi oyunlarını yazmadan önce araştırma yapıyorum. Halk ne görmek istiyor, ne duymak istiyor. Araştırmalarım sonucu yazıyorum ve rolümü en iyi oynayacağım şekilde yazıyorum. Zaten yazarken hayal kurup, gözümde canlandırıyorum. Benim için oyunun ön hazırlığı tamamlanmış oluyor.

    5)      Bugüne kadar oynadığınız roller arasında sizi en çok etkileyen hangisi oldu? Neden?

Ben oyunlarımı genelde, seyircileri oyuna dahil ederek interaktif oynarım. Her oyunumu, aile yapısına uygun hazırlarım ki, herkes çoluğu çocuğu ile gönül rahatlığı içinde izlesinler. İnsanlara iyiyi, doğruyu, güzeli öğreten sahneler ve diyaloglar hazırlarım ve bu nedenle izleyici ile bu anlamda pozitif bütünleşirim.

      6) Tiyatro ile televizyon ya da sinema oyunculuğu arasında sizce en büyük fark nedir?

Film çekimleri ve TV programları canlı yayın olmadığı için, hata yaptığında sahneyi tekrar çekme şansın var. Ama tiyatro canlı canlı oynandığı için, hata yapma lüksümüz olmayacağından çok dikkatli olmak gerekiyor.

       7) Sahne üzerinde unutamadığınız bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?

Unutamadığım çok olay var. Ancak beni hem güldüren, hem sinirlendiren bir olayı kısaca anlatayım. Bir bayan oyuncumuz vardı, günlük makyajı çok severdi. Fakir köylü kadını rolü oynamak için bile son derece abartılı makyaj yapardı. Birgün sahneye çıkacağız, perdelerin açılmasına iki dakika kaldı. Oyuncumuz ortalarda yoktu. Teknik sorun var biraz gecikmeli açacağız perdeleri diye duyuru yaptık. Tüm oyuncular aramaya çıktık. Kulisler, yakın cafeler, en sonunda tiyatronun terasında başkaları ile sohbete dalmış, tam 15 dakika gecikmeli perde açtık. Zaten o durum onunla oynadığımız son oyun oldu.

      8)  Oyunculuk kariyeriniz boyunca karşılaştığınız en büyük zorluk neydi?

Ben pek zorluklarla karşılaşmadım. Hep şans benden yana oldu. Ancak, şiddetli aile baskısı oldu bırakmam için. Zorlukları aştım.

       9)  Seyirci ile kurduğunuz bağ sizin için ne ifade ediyor?

Sahneye çıktığımda gözlerimle, salonu gezerim. Birçok kişi ile diyaloğa girerim. Bu da güçlü bağ olarak yansır hep.

     10)               Türkiye’de tiyatronun bugünkü durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye'de tiyatronun şu anki halini maalesef beğenemiyorum. Eskiden günde 3 seans 4 seans oynadığım zamanlar oldu. Tam doluydu salonlar. Şimdi ilk iki sırada seyirci olunca ve ayda iki oyun oynanınca seviniyoruz. Daha fazla ilgi ve alaka olmalı, sanatsever nesiller yetiştirmeliyiz.

      11)               Genç tiyatro oyuncularına ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Her zaman derim, genç oyuncu kardeşlerime ve oyuncu adaylarına tiyatroyu okuyarak, bilerek yapın. Sanat sevdası ile yapın. Çok para kazanmak, şan şöhret sahibi olmak için yapmayın, hata yaparsınız. Ama yüreğinizdeki sevda ile yaparsanız bir gün hayalleriniz zaten gerçek olur.

         12)  Bir karakteri oynarken kendinizden ne kadarını katıyorsunuz?

Bir karakteri canlandıracağım zaman tamamen kendimden çıkar, karakterin ruhuna bürünürüm. Kendi adımı dahi unutur, karakterin adını benimserim. Karakterdeki o adam olur, oynamam yaşarım.

     13)       Gelecekte sahnelemek istediğiniz bir oyun ya da hayalini kurduğunuz bir rol var mı?

Gerçekte oynamak istediğim, yarı yaşanmış yarı kurgu bir dram var. Ben bunu sinema filmi olarak hazırlamıştım. Ancak ekonomik şartlardan dolayı çekemedik. Ancak şuan oldukça fazla duygusal, göz yaşı dolu bu projeyi her an hazırlayıp sahneye koyabilirim.

Haber Görseli
Haber Görseli
Haber Görseli
Haber Görseli
Haber Görseli
Haber Görseli
Haber Görseli
Haber Görseli

Yorumlar (0)

  1. Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen giriş yapın veya üye olun.
Reklam