Haber Ara

GDPR Uyumluluğu

Web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezler kullanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz, Gizlilik Politikası, ve KVKK.

Canan Çakar'a Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nden Haksız Fesih ve Mobbing

Ben Canan Çakar Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin İş ve işlemlerini yürütmek üzere faaliyet gösteren iştirak şirket BELDE Özel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri A.Ş. bünyesinde çalışmakta iken haksızlıklarla işten çıkarılma sürecime ilişkin yaşadığım tüm detayları kamuoyuna paylaşıyorum.

21 Ocak 2019 tarihinde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi BELDE Özel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri A.Ş. bünyesinde okul öncesi öğretmeni olarak göreve başladım. İşimi severek ve tüm koşulları bilerek başladım. Ancak ilerleyen süreçte sürekli ve istikrarlı bir şekilde bölüm değişikliğine zorlandım. Kendi meslek alanım (Öğretmen-Eğitmen) dışında farklı birimlerde çalıştırıldım ve meslek kolum değiştirildi. En son Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Müdürlüğü, Evde Bakım biriminde idari büro görevlisi olarak görev yaptım. Bir ay kadar…

Çalışma hayatımın son dönemlerinde masa başı iş yoğunluğum ciddi şekilde arttı. Gün içinde yeterli fiziksel hareket edemediğim için şiddetli bel ve boyun ağrıları yaşamaya başladım. Bununla birlikte iş yerinde bana yönelik mobbingler uygulandı. Normalde üç kişinin yapması gereken işler bulunduğum birime yeni başlamış olmama rağmen(bir ay bile değilken) bana işi öğreten kişi bayram öncesi ve sonrası yıllık izne (15 gün tatile) çıktı. Zaten üç kişilik işi yapıyorduk. Yanımdaki kişinin de izne çıkmasıyla bütün işler üç kişilik iş tek başıma bana yüklendi. Hatta bu baskı namaz kılmama izin verilmeyecek boyuta ulaştı. Başımı kaldırmadan çalıştığımı söylediğimde ‘’Başınızı kaldırdınız Canan hanım namaz kıldınız’’ denildi. Üstelik ramazan ayıydı. Yemek bile yemiyordum. Çok bunaldığım için ramazan bayramı tatilinde Kapadokya’ya gittim. Orada fotoğraflar çekilmiştim. Hepsini birden paylaşamadığım için ara ara bu tatilden fotoğraflar paylaştım. Ama bunu bile zehir ettiler az sonra anlatacağım.

Bayram sonrası çalışmaya devam ettim. Çalıştığım birim bayram öncesi ve sonrası çok yoğun oluyormuş. Bayram sonrası da yine üç kişilik işi tek başıma yapıyordum. Uygulanan mobbingler ve iş yoğunluğumdan dolayı ağrılarım artınca 17 Nisan 2024’te doktora gittim. Doktor iki gün istirahat raporu verdi. Ağrılarım devam ettiği için 19 Nisan’da yıllık izin kullandım. Ancak raporlu olduğum dönemde sağlık sorunları yaşadığımı görmelerine rağmen inanılmadı. Belediyedeki yetkililere ve yöneticilere durumumu anlatmama rağmen söylediklerime itibar edilmedi. 18 Nisan’da şefim bana ‘’Şu an hangi ildesiniz. Paylaşımlarınızdan Kapadokya’da olduğunuzu anlıyorum’’ şeklinde mesaj attı. Evde olduğumu söylememe rağmen inanmayıp evinize geliyorum dedi. konum  atıp  gelin evdeyim dememe rağmen inanılmadı. Bununla da kalmayıp (bu yaşadığım streslerden dolayı ağrılarımın artması üzerine 19 Nisan’da bir günlük yıllık iznimi kullandım.) 19 Nisan’da yıllık iznimi kullandığım gün evime erkek personel gönderildi ve evde olup olmadığım kontrol edildi. Gelen personel evde ve istirahat halinde olduğumu gördü ve herhangi bir olumsuzluk olmadan ayrıldı.  Bu durumun özel hayatıma açık bir müdahale ve özel hayat ihlali olduğunu düşünüyorum.

Ramazan bayramında çektiğim fotoğrafları bayram sonrasında sosyal medyada farklı tarihlerde paylaştığım anlaşılmasına ve evime personel gönderilip evde olup olmadığımın kontrolünün yapılmasına evde olduğum görüldükten sonra bunlara rağmen hakkımda haksız ve kötü niyetli olarak ‘’İl dışında’’ şeklinde tutanak tutuldu.  Tutanağa savunma vermeme İl dışında olmadığımı ve evde olduğumun zaten kontrol edilip gördüklerini söylememe ve savunma istemelerine rağmen savunmam dikkate alınmadı ve kabul edilmedi. Devamında bu gerekçe ile maaşımdan 10 yevmiye kesinti cezası verildi.

Bu süreçte sağlık sağlık sorunlarımla mücadele ederken hakkımda haksız tutanaklar tutuldu. Bu durum fiziksel ve psikolojik sağlığımı daha da olumsuz etkiledi. Tedavi sürecim başladı ve doktorlar tarafından boyun fıtığı ameliyatı olmam gerektiği ifade edildi ve ameliyat kararı verildi.

Ben bu süreçte rapor almak yerine doktorumun da isteği üzerine yıllık izin veya ücretsiz izin kullanmak istedim ve bu yönde talepte bulundum.  Ancak hiçbir gerekçe gösterilmeden yıllık izin ve ücretsiz izin taleplerim reddedildi. Şeflerim ve arkadaşlarım ile yaptığım görüşmeler bile aleyhime kullanıldı ve bu görüşmeler gerekçe gösterilerek hakkımda ikinci bir tutanak tutuldu. Savunma verdim savunma istedikleri halde bu savunmam da kabul edilmedi. Tedavim devam ettiği izinlerim tarafıma verilmediği için rapor almak zorunda kaldım ve doktorlarım tarafından iğne, ilaç ve fizik tedaviye başlandı. Rapor sürem bitmesine rağmen sağlık sorunlarım devam ediyordu. Kurumda 25-30 gün civarı yıllık iznim vardı ve halen 25-30 gün civarı yıllık iznim bulunmaktadır. Rapor hakkım bittikten sonra tekrar yıllık izin veya ücretsiz izin talep ettim. Bu taleplerim kabul edilmedi. Yıllık izinlerim de tarafıma verilmedi. Bunun üzerine Kocaeli Büyükşehir Belediyesi çözüm masasına başvurarak sağlık sebeplerim nedeniyle 24 Haziran 2024 -12 Temmuz 2024 tarihleri arasında yıllık izin kullanmak istediğime dair dilekçe verdim. Ancak bu başvuruma rağmen talebim karşılanmadı. Hiçbir şekilde dilekçeme dönüş yapılmadı. Ancak mahkeme sürecinde bana intikal etmeyen, bana verilmemiş cevap dilekçesi varmış gibi mahkemeye gösterildi.

Bu tarihlerde sağlık sorunlarım nedeniyle işe gidemedim. Bu yüzden hakkımda devamsızlık tutanakları tutuldu. Savunmam istendi. Savunma vermeme rağmen yine savunmam dikkate alınmadı. Kendilerince prosedürü uygulayarak bilinçli, kötü niyetli ve haksızlıklarla disiplin kurulu kararı ile iş akdim feshedildi. Yıllarca devlet okullarında ve halk eğitim merkezinde 6 yıl Kocaeli Büyükşehir Belediyesinde çalışmış bir öğretmenim. Bu yaşıma kadar hiçbir yerde tutanak ve disiplin cezası olmayan bir öğretmene bir ay içinde peş peşe haksız yere tutanaklar tutularak üstelik başka bir birime geçme talebim de kabul edilmeyerek kötü niyetli olarak haksızlıkla verilmiş bir kararla bir kuruş tazminatımı da vermeyerek iş akdim feshedildi.

İşten çıkarıldıktan sonra hukuki yollara başvurdum. Kocaeli 5. İş Mahkemesinin 2024/246 Esas ve 2025/105 karar sayılı dosyasıyla açtığım işe iade davası kabul edildi ve mahkeme beni haklı buldu, davayı kazandım.

Ancak işe iadem yapılmadı. Karara itiraz edildi ve dosya istinafa gitti. İstinafta bana intikal etmeyen dilekçeme dönüş yapılmayan belge varmış gibi gösterilerek mahkemeye sunuldu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Belde A.ş. her iki taraf da bizim personelimiz değildir dedi. (Gerekçeli kararda mevcuttur.)

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi’nin 2025/889 Esas ve 2025/1315 karar sayılı ilamıyla yerel mahkeme kararını kaldırarak işe iade talebimi reddetti. Bu sebeple mağduriyetime mağduriyet katıldı. Hukuki mücadelemden vazgeçmedim ve vazgeçmeyeceğim süreci hak ihlali olduğu için Anayasa Mahkemesi’ne taşıdım.

Yaşadığım tüm bu süreci haksız ve kötü niyetli uygulamalar olarak görüyorum. Hem sağlığımdan oldum sağlık sorunlarımla mücadele ettim. Hem de işimi kaybettim. Mahkeme sürecinin ardından mağduriyetim daha da arttı. Yaşadıklarımın kamuoyunda bilinmesini istiyorum. Benzer durumların başka çalışanların başına gelmemesi gerektiğine inanıyorum. Haklıyım ve bu işin peşini bırakmayacağım. Hakkımı alana kadar mücadelemi sürdüreceğim. Gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuracağım. Ayrıca Kocaeli Büyükşehir Belediyesine sesleniyorum; yaşanan bu zulmün bir an önce sonlandırılmasını istiyorum.

Not: Bu yazdıklarım yaşadığım şiddet ve mobbinglerin sadece çok kısa bir özeti. Ayrıca izin günümde özel hayatımı ihlal edercesine evime personel gönderilmesi ve 6 yıldır yapılan mobbingleri basın gazete haberleri sonrasında duruma göre mahkemeye taşıyacağım bana bu mobbingleri yaşatan uygulayan herkesten şikayetçiyim.

 

 

Yorumlar (0)

  1. Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen giriş yapın veya üye olun.
Reklam