Haber Ara

GDPR Uyumluluğu

Web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezler kullanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz, Gizlilik Politikası, ve KVKK.

Gazeteci Yazar İlhan Akbulut Yazdı: 27 Mart Bir Başka Anlam Taşır Benim İçin

Başkent'te doğup, büyümüş şanslı insanlardan olduğumu söyleyebilirim. Evimizin ve eğitim yaşamımın önemli kısmı, Ankara'nın Telsizler semtinde geçti. 1960 yılının on üç Mart'ında telsizler semtindeki doğum evinde başlayan yaşamım; İlk, orta ve lise tahsilimde de, o muhit hep ev sahipliği yaptı bana. Tiyatro ile tanışmam ve sonraki yaşamımda o sürece denk gelir.


Altındağ tiyatrosu, Yıldırım Beyazıt Lisesi'nin yanındaydı. Ben Yıldırım Beyazıt Endüstri Meslek Lisesi'nde okudum, orası da çok yakın sayılırdı. Hülasa hem okulla birlikte, hem de Ferdi olarak tiyatro gösterilerinin önemli bir kısmına katılma, izleme fırsatı buldum. O dönem başkent'te yaşıyor olmanın avantajı; kültür ve sanat yaşamına yakın olmamızdı. Opera semtindeki küçük sahnede de çeşitli tiyatro oyunlarını izleme imkanımız oldu.


Aradan yıllar geçti. Okullar bitti, askerlik mesleğinden 2004 yılında emekliye ayrıldım. Yıllar sonra tiyatro ile tekrar buluşmam da emeklilik sonrası döneme rast gelir. 2008 yılında Donanma Komutanlığı Kültür Merkezi Tiyatro bölümüne kayıt oldum. Değerli hocam Volkan Dündar' ın teşvikiyle ' askeri oyun' lar da oynamaya başladım. Yaklaşık on yıl süresince; her yıl " 18 Mart Çanakkale Zaferi " oyununu hazırlayıp, Garnizon sinemasında, askeri personel ve ailelerine oyunlarımızı düzenli olarak sahneye koyduk.


 Tiyatro'ya olan ilgim, becerilerimi de geliştirmiş olacak ki, Volkan hocam her defasında bir üst rol de oynamama fırsat verdi. En son 18 Mart Çanakkale Zaferi oyununda, Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa rolünü oynadım. 


Askeri oyunların dışında da farklı tiyatro oyunlarını da sahnelediğimiz de oluyordu. Bir müzikal oyunun yanında; Yılmaz Erdoğan'ın " Kadınlık bizde kalsın" ile, Sadık Şendil'in " Kanlı Nigar" oyununu kolaj yaparak oynamamızdı. Oyuncu kadro sayımız kısıtlı olduğundan, aynı oyunda bir kaç farklı karakteri de canlandırdığımız oluyordu.


Bu nedenle her yıl, 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü benim için ayrı bir duygu yoğunluğu yaşatır. Zamanla dünya yaşamının zorluğu, şartların değişimiyle faal tiyatro günlerimiz geride kaldı. Lakin hiç aklımdan çıkmayan o sahne günlerimi, böyle 27 Mart'larda tekrar yaşamadan geçemiyorum.


Tiyatro ile ilgili duygularım o kadar güçlü olmalı ki, zamanla artık sahnede olamasam da sahne arkasında neler yapabilirim üzerine düşünceler oluştu. Yaklaşık on yıl kadar önce bir tiyatro oyunu yazma isteğimi henüz gerçekleştiremedim belki ama, halen o duygular sıcacık yerini koruyor. Kurgusunu ve repliklerini kafamda oluşturduğum, dört kişilik bir komedi oyununu artık kağıda dökmeye kaldı iş. Umarım bir gün onu da gerçekleştirip; yazan-yöneten olarak, bu komedi oyununu sahneye koymak en büyük hedefim. 


Tiyatro, Yunanca "seyirlik yer" anlamına gelir. Theatron kelimesinden türemiş olan bu güzide sahne sanatı hiç bitmesin diliyorum.


27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü Kutlu Olsun.


İlhan Akbulut 

27 Mart 2026

Yorumlar (0)

  1. Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen giriş yapın veya üye olun.
Reklam