Haber Ara

GDPR Uyumluluğu

Web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezler kullanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz, Gizlilik Politikası, ve KVKK.

Fotoğraf Sanatçısı, Şair Yazar Elif Doğan'ın Hayatı: Elif'in Fotoğraf Serüveni

Henüz 20 yaşındaydım. Abim yurt dışında eğitim görüyordu. Bir tatil dönüşünde  bir fotoğraf makinesi getirmişti.


 Hayatımda ilk kez bir fotoğraf makinesine dokunuyordum. O an yaşadığım mutluluğu tarif etmek gerçekten zordu.


 Elime aldığım o makineyle sayısız fotoğraf çektim, her karede ayrı bir heyecan yaşadım.


Abime bu makineyi bana vermesini rica ettim. O da gülümseyerek, “Bunu veremem ama bir sonraki gelişimde sana yenisini alacağım,” dedi. Aradan bir yıl geçti. Abim tekrar izne geldiğinde sözünü tutmuştu.


 Bana yepyeni bir fotoğraf makinesi getirmişti. O kadar mutlu olmuştum ki kimsenin ona dokunmasına izin vermiyordum. Adeta bir bayram çocuğu gibi, onu başucuma koyarak uyuyordum.


İlk başlarda sadece ailemin fotoğraflarını çekiyordum. Sonra sokağa çıktım, mahalledeki insanların fotoğraflarını çekmeye başladım. Kendimi geliştirmek için sürekli denemeler yapıyordum. 


Artık içimde bir inanç vardı: “Ben bu işi yapabilirim.”

Zamanla kına gecelerinde, asker uğurlamalarında, bebek mevlitlerinde fotoğraf çekmeye başladım. Fatma teyzenin oğlunun asker mevlidi, Ayşe Hanım’ın kızının bebek mevlidi derken kendimi oldukça geliştirdim.


 Ardından düğünlerde fotoğraf çekmeye başladım. Başlangıçta ücret almıyordum; benim için önemli olan deneyim kazanmaktı.


Bir süre sonra insanlar beni birbirine tavsiye etmeye başladı. Artık bu işten para kazanabileceğimi fark ettim ve öyle de oldu. Aile içinde başlayan bu serüven, büyük düğün salonlarına kadar uzandı. Aranan ve tercih edilen bir fotoğrafçı haline geldim.


Bir dönem stüdyoda çalıştım ama bunun bana uygun olmadığını fark ettim. Daha sonra fotoğrafçılık eğitimi aldım ve kendimi daha da geliştirdim. Öyle ki, zamanla bu alanda bir marka haline geldim. Yarışmalara katıldım, birçok başarılı işe imza attım.


Elbette her zaman her şey yolunda gitmedi. Zaman zaman işsiz kaldım, farklı alanlarda da çalıştım. Gıda üzerine bir atölye ve butik açtım ama sürdüremedim. Kısa süreli farklı işler denedim. Ancak fotoğrafçılık benim hayatımın vazgeçilmez bir parçası olarak hep kaldı. 


Çünkü bu mesleğin eğitimini almıştım ve bu benim ekmek kapımdı.

Fotoğrafçılığı o kadar seviyorum ki, dünyaya bir daha gelsem yine fotoğrafçı olmak isterdim. Günümüzde teknoloji gelişti, fotoğrafçılık eski değerini kısmen kaybetmiş gibi görünse de benim için bu bir sanat, bir tutkudur.


Bir bahar günü elime fotoğraf makinemi alıp sokağa çıktığımda; bir gül tomurcuğunu ya da bir uğur böceğinin çiçeğe konduğu anı yakalamak bana tarifsiz bir mutluluk verir. Fotoğraf çekmek benim için sadece bir iş değil, bir yaşam biçimidir.


Yaklaşık 30 yılı aşkın süredir fotoğraf çekiyorum. Bu hayatta en çok severek yaptığım iş bu. Fotoğraf çekerken bambaşka bir dünyaya giriyorum. 


Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum. O an tüm sıkıntılarımı unutuyor, sadece kadraja ve anın büyüsüne odaklanıyorum. Sanki bir rüyadaymışım gibi…


Şimdi ise en büyük hayalim kendi sergimi açmak. Bu yolculuk hâlâ devam ediyor.

Fotoğraf bir sanattır…

Ve ben bu sanatı, ömrüm yettiğince sevmeye ve yaşatmaya devam edeceğim.

Yorumlar (0)

  1. Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen giriş yapın veya üye olun.
Reklam